Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Yunanistan Ziyaretinin Getirdikleri

AEGEAN CURRENT AFFAIRS SERDAR ERDURMAZ

A comment by FPI Expert Prof. Serdar Erdurmaz on Outcomes of Mevlüt Çavuşoğlu’s visit to Greece

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Yunanistan Ziyaretinin Getirdikleri

Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun Mayıs ayının son günlerine rast gelen ziyaretinin aslında bir nevi ilişkileri tazeleme veya nezaket ziyaretinden öteye geçmediğini söyleyebiliriz. Görüşmelerde her iki tarafta gerginliği arttırıcı yaklaşımlardan kaçınmaya özen göstermişlerdir. Görüşmeler sırasında basına açık olarak birbirlerine sarılmaları, övgü dolu sözler sarf etmeleri ve hatta Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın Anadolu Efes’in EuroLeague şampiyonluğunu tebrik etmesi aradaki buzların eritilmesi çabalarına örnek teşkil etmektedir.

Ankara ile Atina arasındaki sorunların çözümünün yalnız ve sadece iki tarafın müzakeresi ve mutabakatı ile çözülebileceği gerçeği her iki devlet tarafından da gayet iyi bilinmektedir. Her iki ülke de bu gerçeğin idrakinde olarak, üçüncü taraflara-Avrupa Birliği, ABD, NATO, BM gibi-uzlaşmadan kaçan tarafın kendisinin olmadığı mesajını verme zorunluluğu hissetmektedir. Bu görüşmelerin özünde bu önemli hususun yattığı değerlendirilmektedir.

Masadan kaçan durumunda olmayacaksın. Aksi takdirde üçüncü tarafların desteğini kaybedersin. Zaten bıkkınlık derecesinde çözümsüz durumda süregelen Kıbrıs ve Ege Denizi sorunlarına bir de Doğu Akdeniz ve ilave olarak, Münhasır Ekonomik Bölge sorunu gibi sorunlar eklenince durum içinden çıkılmaz hale gelmiştir.

Sorunların bir an önce birbirinden bağımsız bir şekilde ele alınarak çözülmesi her iki ülke halkının önümüzdeki yüzyıllarda barış içinde yaşamasına katkıda bulunacaktır. Aksi takdirde, taraflar arasındaki gerginliğin soruna komşu olan tarafları etkiliyeceğine hiç kuşku yoktur. Diğer bir değişle bölgesel anlamda çatışmalar en iyi ihtimalle Avrupa Birliği, NATO ve ABD’i etkileyecek, Rusya ve hatta Çin’in devreye girmesine yol açarak içinden çıkılmaz bir duruma gelmesine neden olabilecektir. Bu konuda önümüzde iki önemli örnek vardır. Biri Suriye sorunu, diğeri ise Libya’da karşılaşılan dış güçlerin müdahalesinden kaçınılamadığı karmaşa durumudur.

Bu bakımdan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ziyareti ile aksiyon kazanan müzakere serisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan Başbakanı Mitçotakis ile Brüksel’de yapacakları bir giriş görüşmesiyle ivme kazanacak ve sonrasında karşılıklı argümanların tartışılacağı teknik zemine oturtularak devam ettirilmeye çalışılacaktır.

Teknik görüşmelerde kazan-kazan yaklaşımı oldukça önemli bir yaklaşım olacaktır. Zero-sum denilen “ben kazanayım, sen kaybet” yaklaşımı tarafların uzlaşmasının önündeki en büyük engeldir. Bu bakımdan Atina’nın Ankara’nın tezlerine karşı uzlaşmacı yaklaşımının , orta yolun bulunarak sorunların kilitlenmeden çözülmesinde hayati rol oynayacağı değerlendirilmektedir.

Temenni olarak, her iki ülke üst düzey yöneticilerinin bir araya gelerek iyi niyetle sorunları ortaya koyarak tartışmaları ve çözüm arayışları, media yoluyla birbirlerini tehdit ederek, gerginlik yaratmalarından bin defa daha iyidir diyerek konuyu noktalayalım.