Share This Article
Deniz Berktay
Bir önceki yazımda, “Ukrayna’da savaş biter mi” diye sormuş ve bu savaşın kaderinin sadece
Rusya ve Ukraya’ya değil, Batılı ülkelerin tavrıan ve dünyadaki genel siysi konjonktüre bağlı
olduğunu düşündüğümü söylemiştim. Gerçekten de bu savaşın ne kadar süreceği ve nasıl
sonuçlanacağı, Rusya ve Ukrayna’nın sahip olduğu imkanların dışında, Batı dünyasının Rusya
karşısında bir bütün olarak hareket edip etmeyeceği, Batılı ülkelerin Ukrayna’yı daha ne kadar
destekleyeceği ve Rusya’nın Çin, Hindistan gibi ülkelerle ilişkisi gibi, pek çok etkene bağlı bir
konu. İran Savaşı’nın da Ukrayna Savaşı’yla nasıl doğrudan bağlantısının olduğunu, yaşanan
olaylar, net bir şekilde gösterdi.
Gelinen noktada, savaşın dinmek bir yana, daha da şiddetlendiğini görüypruz. Kara
savaşlarında Ruslar’ın ilerleme hızı, geçen yıla göre epey düştü. Fakat bu, cephede şiddetin
azaldığı anlamına gelmiyor. Herşeyden önce, Ukrayna’nın cephede dronları yoğun şekilde
kullanmaya başlaması, Ruslar’ın kayıplarının artmasına neden oldu, fakat göründüğü
kadarıyla, Ruslar, ağuır kayıplar pahasına da olsa, ilerleme çabalarından vazgeçmedi. İkincisi,
geçen yıl e ondan önceki yıl Ruslar’ın Ukrayna’nın doğusunda ilerledikleri bölgeler, daha
küçük yerleşimlerin bulunduğu yerler idi. Şimdiyse, savaş, Ukrayna Ordosu’nun 2014’ten beri
tahkim ettiği, “kale şehirler” olarak adlandırılan bölgelerde geçiyor ve buralarda ilerlemek,
diğer bölgelerde ilerlemeye benzemiyor. Üçüncüsü, Rusya’da bu eylül ayında yapılacak
parlamento seçimleri sonrasında Rusya’nın yeni bir seferberliğe gideceği, dolayısıyl, kış
döneminde Ukrayna sınırına ek birlikler getireceği konuşuluyor (Ukrayna Cumhurbaşkanı
Volodimir Zelenski, bu ihtimalin güçlendiğini söylüyor). Dolayısıyla, bölgeyi epey zorlu bir
kış bekliyor.
Basından da takip edildiği üzere, Ukrayna, son aylarda, Rusya’ya yönelik hava saldırıalrını
yoğunlaştırdı. Ukrayna’da iha üretimi hem sayıb olarak arttı (bunun sonucunda Ukrayna,
Moskova’ya bir seferde 600 civarında iha gönderebiliyor), hem de menzilleri uzadı. Artık
Ukrayna ihaları, Ural Dağları’nın öte yakasını, yani, Rusya’nın Batı Sibirya bölgesini de
vurabiliyor.
Ukrayna ihaları, Rusya’nın 2014’te ilhak ettiği Kırım Yarımadası’nı da yoğun şekilde vuruyor.
Ukrayna ihalarının hem buradaki Rus askri tesislerini vurması, hem de Kırım’da hayatı felce
uğratması, geçtiğimiz aylarda, Ukrayna’da yeniden, “Kırım’ı savaşarak geri alalım” diyenlerin
sesleinin yeniden gür şekilde çıkmasına neden oldu. Oysa ki, Ukrayna’nın 2023 yılındaki karşı
taarruz girişiminin başarısız olması ve tabii, ABD’de Trump gibi, Rusya’yla uzlaşmaya
varmayı savunan birinin iktidara gelmesi, Ukrayna’da beklentilerin epey düşmesine neden
olmuştu. Bu yaz Kırım’ın yoğun bir ateş kontrolü altına alınması, Zelenski yönetiminin
kamuoyuna somut başarılar göstermesi, bu yönde iyşmserliği en azından bir süreliğien
arttırmıştı.
Ukrayna’nın Rusya içlerini vurması da, Ukrayna kamuoyunda moralleri yükselten bir diğer
gelişme oldu. Zira, 2023’teki başarısız karşı taarruzdan sonra, kamuoyunda “daha neden savaşa
devam ediyoruz ki” diye soranların epey artmasına neden olmuştu. Oysa şimdi Zelenski
yönetimi, kamuoyuna, somut başarılar gösterme imkanına kavuşuyor ve “savaşın Rus
topraklarına taşındığını” söylüyordu.
Halihzırda, gerek Rusya’nın, gerekse Ukrayna ve Batı ittifakının talepleri, birbirine zıt
durumda. Rusya, Ukrayna’nın NSATO’ya girmeyeceğinin garanti edilmesini istiyor, fakat
Ukrayna ve İngiltere, buna karşı çıkıyor. Diğer taraftan Rusya’nın Ukrayna’da işgal etitği
bölgelerin Rus toprağı olarak tanınması yönündeki talebini, Ukraynalı hiçbir devlet adamının
kabul etmesi, mümkün değil. Taleplerdeki bu zıtlık, savaşın bir süre daha devam edeceğini
gösteriyor.
Ukrayna yönetimi, Rusya içlerine yaptığı hava saldırılarının, Rusya’nın tavrını yumuşatacağını
söylüyor. Bu görüşe göre, Ruslar’ın savaşın etkisini yakından hissetmesi, Rusya’da barış
isteyenlerin güçlenmesine neden olabilir ve bu, Putin üzerindeki baskıların artmasına yol
açabilir/
Ne var ki, bir grup Ukraynalı uzmanın da söylediği üzere, gelşmeler, böyle şiddetli hava
saldırıalrının tam ters etki yapabileceğini de gösteriyor. Zira, Rusya yönetimi, Ukrayna’da
bütün bir Batı’ya karşı savaşıldığını söyleyerek, toplumdaki motivasyonu canlı tutuyor. Diğer
taraftan, Ukrayna’nın yoğun hava saldırıları, Rusya’da “Putin bu işi beceremiyor. Ukraynaya
daha sert darbe indirmek lazım” diyenlerin güçlenmesine neden oluyor. Son günlerde Kremlin
yönetiminin söylemlerinin giderek sertleşmesinin önemli bir nedeninin de, savaş yanlılarının
estirdiği rüzgar olduğunu söyleyebiliriz. Dolsysıyla, bölge, sert bir sonbahar-kış dönemine
giriyor. Gelecek ilkbahar neler getirir, bunu şimdiden kestirmek, zor.

