Dünü ve Bugünüyle Vekalet Savaşları

DEFENCE & SECURITY

Deniz Alkan

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte, dengelerin ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki rekabet üzerinden şekillendiği, iki kutuplu dünya düzeni sona ermiştir. Soğuk Savaş’ın bitiminden günümüze doğru gelindiğinde ise bir güç kayması ve yayılımı yaşandığı, farklı meydan okumalar olduğu görülmektedir. Yaşanan bu değişimlere, çatışmaların ve ittifakların doğasında yaşanan değişimler de eşlik etmiştir.

Vekalet savaşlarının da bu bağlamda dönüştürücü bir gücü olduğundan söz edilebilir. Büyük devletlerin, bugün olduğu gibi geçtiğimiz yüzyılda da stratejik çıkarlarını gözetmek için vekalet savaşlarına müdahil olduğu bir gerçektir. Lakin içerisinde bulunduğumuz dönemin vekalet savaşları, Soğuk Savaş döneminin dinamikleri üzerinden analiz edildiği takdirde, bu eksik bir okuma olacaktır. Soğuk Savaş dönemine dair yapılacak okumalarda ise bir faktör olarak nükleer caydırıcılığı göz ardı etmemek yararlı olacaktır. Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana, devletlerin birbirleriyle doğrudan savaşma oranında küresel düzeyde azalma görülmüştür (Mumford, 2016 s. 14). Geçtiğimiz yıllardaki en ölümcül çatışmaların yaşandığı yerlerin başında Suriye, Afganistan, Irak ve Yemen’in gelmekte olduğu, bu bölgelerdeki çatışmaların önemli bir kısmının devlet dışı aktörler arasında yaşandığı görülmektedir (Depuy & Rustad, 2018 s. 3). Bahsi geçen ülkelerin ortak noktaları olarak buralarda farklı devletler tarafından yürütülen vekalet savaşları ve bunun da etkisiyle altı daha da oyulan, derinleşmiş politik istikrarsızlık sorunu öne çıkmaktadır.

Hatta hali hazırda ciddi problemlerin yaşandığı bir ülkenin, büyük güçlerin oyun alanı haline gelmesi, yalnızca yerel değil, bölgesel düzeyde de çeşitli ölçülerde risk ve tehditlerin oluşmasına zemin hazırlayabilmektedir. Öyle ki, Türkiye’nin de sınır komşularının yaşayabileceği olası problemlerden olumsuz yönde etkilenmemesi adına, komşu devletlerle iş birliğinin ve büyük güçlerin komşu ülkelerdeki askeri varlığının son bulmasının hedeflenmesi, bir büyük strateji önerisi dahilinde vurgulanmıştır (Aktürk, 2020 s. 152). Çeşitli grupların büyük devletler tarafından askeri, ekonomik, siyasi olarak desteklenmesinin yanı sıra, yerel grupların izlediği ulusötesi ajandalar, çatışmaların yaşandığı bölgeye komşu devletler için bir başka endişe verici unsur olarak kendisini göstermektedir.

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden, Arap Baharı’nın esintilerinin yayıldığı 2011 senesine dek yaşanan askeri, teknolojik, ekonomik değişim ve gelişmelerin neticesinde Türkiye, İsrail ve Körfez ülkeleri, askeri kabiliyetlerindeki eksiklikleri gidermiş ve kendi vekalet stratejilerini uygulama noktasında kapasitelerini giderek artırmışlardır (Rondeaux & Sterman, 2019 s. 54). Bir devlet, farklı bölgelerde yaşanan çatışmalarda belirli tarafları destekleyebilir. Bu durumu, desteklenen tarafın hakimiyet elde etmesinin, ya da mevcut durumun korunmasının, bahsi geçen devletin stratejik çıkarlarına hizmet etmesi ile açıklamak mümkündür.

Bunlar bir bölgede yaşanan çatışmalara müdahil olmak için olası gerekçeler olsa da “Devletler neden vekalet savaşını, konvansiyonel savaşa tercih eder?” sorusu için yeterli yanıtlar değildir. Devletlerin yaygın bir şekilde vekil kullanımına yönelmelerinin altında çeşitli nedenler yatmaktadır. Doğrudan doğruya savaşa girmenin, can kayıpları yaşanması ve birtakım güvenlik risklerinin doğması gibi olası sonuçları vardır. Doğal olarak devletler böyle bir maliyetin altına kolay kolay girmeyecektir. Günlük yaşamını sürekli bir güvenlik tehdidiyle yüz yüze gelmeden, hayatın olağan akışı içerisinde sürdüren bir vatandaş, kendisini bir anda savaş meydanında bulmak istemez. Dolayısıyla, Sn. Dr. Nihat Ali Özcan’ın Dış Politika Enstitüsü’yle gerçekleştirmiş olduğu bir webinarda (2021), ayaklanmacı gruplarla devletler arasında olduğundan söz ettiği motivasyon farkına benzer bir şekilde, vekil kuvvetler ile onları destekleyen devletler arasında da yine savaşma motivasyonundaki farklılık göze çarpmaktadır. Ancak, içeride ayaklanmaya kalkışan bir gruba karşı doğrudan mücadele vermek gerekirken, farklı bölgelerde stratejik çıkarları gözetme uğrunda böyle bir yükü omuzlamak, birçok durumda zorunluluktan ziyade bir seçenek olarak değerlendirilmektedir. Vekil kullanımını devletler açısından cazip kılan başka faktörler de vardır. Örneğin yerel gruplar genellikle araziyi daha iyi bilirler, topluluk arasına görece çok daha kolay karışabilir ve istihbarat toplama faaliyeti yürütebilirler (Byman, 2018). Buna karşın, uzun süreli çatışmaların yaşandığı bölgelerde vekalet savaşı yürütmenin, artan ekonomik ve siyasi maliyetlerden kaynaklı olarak, devletleri dezavantajlı duruma sokacağı yönünde görüşler de vardır (Stephens, 2021).

Sonuç olarak, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana, savaşlar giderek daha komplike hale gelmiştir. Sovyetler Birliği’nin yıkılması ve yaşanan güç kaymaları ile beraber, çok kutuplu dünya düzeninin hakimiyet kazanması gibi önemli kırılmalar yaşanmıştır. Savaşların doğasında meydana gelen değişimler, pek çok farklı devleti vekalet stratejileri geliştirmeye ve uygulamaya itmiştir. Savaş olgusunun yaşadığı dönüşümde, vekalet savaşlarının kayda değer bir rolü olduğu anlaşılmaktadır.

Kaynakça:

Mumford, A. (2016). The Role of Counter Terrorism in Hybrid Warfare. NATOs Centre of Excellence for Defence Against Terrorism. https://www.tmmm.tsk.tr/publication/researches/05-TheRoleofCounterTerrorisminHybridWarfare.pdf

Depuy & Rustad. (2018). Trends in Armed Conflict, 1946–2017. Conflict Trends, 5. Oslo: PRIO. https://www.prio.org/Publications/Publication/?x=11181

Aktürk, Ş. (2020). Turkey’s Grand Strategy as the Third Power:A Realist Proposal. Perceptions – Autumn-Winter 2020. http://sam.gov.tr/pdf/perceptions/Volume-XXV/Autumn-Winter-2020/perceptions-Volume-XXV-Autumn-Winter-2020.pdf

Rondeaux & Sterman. (2019). Twenty-First Century Proxy Warfare: Confronting Strategic Innovation in a Multipolar World. New America. https://www.newamerica.org/international-security/reports/twenty-first-century-proxy-warfare-confronting-strategic-innovation-multipolar-world/

Byman D. (2018). Why engage in proxy war? A state’s perspective. The Brookings Institution. https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2018/05/21/why-engage-in-proxy-war-a-states-perspective/

Stephens, K. (2021). Proxy Wars and Their Impacts. The Borgen Project. https://borgenproject.org/proxy-wars-and-their-impacts/